Çarşamba, Ağustos 30, 2006

Varlığın karmaşasıdır belki içimdeki,
yada yokluğundan arta kalan bu boşluk,
hissizliğimin sebebi senmisin,
sessizce gidişin mi sessizliğim,
belki demeye bir fırsat daha kalmadı,
varoluşa inanmak
yada yokluğu sarıya boyamak var artık,
hissettiklerimmidir hissizliğim
sebebi senmisin,
yoksa her şeyin sebebi ben mi?
yüreğinden kanat çırparak havalanan kuşların
umuda uçuşuna bakıyor,
bir ateş böceğinin ışığı altına gömüyorum sesimi sonsuza dek...
veya,
yokluğumun anlamsızlığına,
varlığınla cevap ver,
sessizliğime kat sesini,
sensizliğimi al götür,
varoluşun adına,
engel ol yokoluşuma...

Salı, Ağustos 29, 2006

AŞIK
Sel olur bazen, yüreğinde sıcaklığı,
Bir anısı vardırki unutamadığın,
Sana kızdığında bile sevdiğini hissettiren,
Utandığında yanağındaki öpücükle,
Uyuduğunda gözlerinin içinde,
Bulutlar kararttığında bile,
Cennet bırakır yerlere,
Aşklar kararmaz bittiğinde,
Taze sıcaklığı kalır geride,
Hep oralarda biryerlerde,
Hele aşık yanındaysa bide,
Kıymetlim...
Tutsak bir yaşamın tutkunluğu var içimde
Ve elimde anahtarlarım… kullanmaya korktuğum
Açmak kapıları, gitmek istemediğim yerlere götürür,
Bazen de açılası kapıları açamam…
Yokluğu isterim çoğu zaman kapısız anahtarsız olmayı,
Ne bir kapı bulmaya çalışmayı,
Nede açacak bir anahtar aramayı,
Yokluk isterim çoğu zaman yokluğumu…
Seçim yapma zamanı geldiğinde,
Elimde anahtarım kalmayacak,
Ve yedek anahtar da bende olmayacak.
Sana çıkan kapılardan geçmek için,

Pazartesi, Ağustos 28, 2006

KUŞKU

Ah şu halimizi gören olsaydı,
Bizi unutur bundan sonra bir kere bile anmazdı,
Gecelerin puslu karanlığının,
Serserilik satan siyah giysili yalnızlığıydık,
Geceler bizi biz uykusuzluğumuzu yazıyorduk,
Sabah olana dek muzurluk yapıyor,
Kuşkuyu ağlıyorduk,
Bizim halimizi gören olsaydı,
Bizi unutur bundan sonrada anmazdı,
Biz buyduk, terstik, aykırıydık,
Ama geceleri ve halimizi seviyorduk,
Korkuyorduk, Sınırı zorluyorduk,
Yaptıklarımızdan vazgeçmeyip,
Devamını da getiriyorduk,
Sonumuz belli olmasa da,
Bir o kadar da belliydi baruta ateş tutuşumuz,
Biz buyduk, kendimizden korkmuyorduk,
Kuşkuyu ağlıyor, sonumuzu yazıyor,
Halimizi kimse görmesin diye de,
Güneşin doğuşuyla, biz batıyorduk.
CT
.*.*.*.*.*.*.*.*.

Biz yeniden doğanlar olduk
Ve geldik varlığa ;
Doğmamışların kentiydi
Yitik yaşamlara baktığımız yer,
Kuşkuyla ağlayanların
Kaderlerine baktık,
Kederle birleşmişlerdi,
Ve bizim doğuşumuz,
Onların bir an daha yaklaşmalarıydı
Ebedi kimliklererine,
Kifayet bilmeliydik belki,
Ya da olmamalıydı bu akıl almaz karartı.
Biz başka bir varlığa doğmalıydık.
Doğmuşlar kenti ise,
Yaşananlara kanıtsız bakmalıydı.
Hissettikleri ,
Akıl almazlıkların ne olduğunu,
Anlamaları olmalıydı.
Biz , yüreğimizden
Çığlıklarla kanat çırparak
Havalanan kuşların,
Umuda uçuşuna yol vermeli
Ve bir ateş böceğinin ışığı altında,
Sesimizi sonsuza dek gömmeliydik.
Veya . . .
CT